Acıyı nasıl anlatabilirsin ki? Nasıl paylaşabilirsin? Kendini herhangi birinin yerine koyabilir misin? Yüreğinde hissedebilir misin?
Belki hiç birini yapamayız ve hiç anlayamayız belki ama unutma Hataylı kardeşim yüreğimiz sizinle. Siz bizi duyamasanızda sizin feryatlarınız hep bizim kulaklarımızda. Siz Hissedemesenizde, biz bir parça olsun yaşıyoruz aacınızı içimizde. Ve size bi yardım söz konusu olduğunda bütün imkanlarımızla koşacağız yanınıza. Siz bizim hiç görmediğimiz kardeşlerimiz, annemiz, babamız, evladımızsınız. Size bu acıyı yaşatanlara hep beraber hesap soracağız.
Yandaş medyanın gözümüz bağlamasını şideetele kınıyor yurdun dört bi yanında eylemler yapıyoruz. Yaranızı sarmak için hazır kıta bekliyoruz. Çünkü Biz Mustafa KEmal’in askerleriyiz. Cumhuriyetinin ve Türk Milletinin Sonsuz bekçileri, kardeşleriyiz..
Dünyaya yeni bir örnek getirmek istediğim halde, tek başıma bunu başaramadığım için, insanları peşimden sürüklemeye çalışacağım.
Yalnız, idam edilmeden önce bir sigara yakmak istiyorum.
Oğuz Atay (via cezirmed)
Ve ben
tenezzül edip
başımı ışıklı boşluklara kaldırmıyorum.
Yıldızlar uzakmış
toprak ufakmış
umurumda değil,
Bilmiş olun ki, benim için
daha hayret verici
daha kudretli
daha esrarlı ve kocamandır:
yolu üstünde durulan
zincire vurulan
İ N S A N …
Bu şarkı yıllardır İstiklâl Caddesi‘nde sürekli çalar durur. Caddeyi saran güzel tütsü kokularının, sahaflardaki eski kitap kokularının ve köşelerde enstrüman çalan “hiç kimseler”in doyumsuz dünyasına kapılıp giderken, kulağınızı tırmalayan bu ezgi size İstanbul’un köşe bucaklarındaki yaşanmamış hayatları bir bir yaşatır. Hayat sadece sokaktadır. Evler, apartmanlar birer hapishanedir.







